Kayıt ve Bilgi için: 0232 752 02 02

BAŞARI HİKAYELERİ

– Umut Akar kimdir?

 

– 1970´li yıllarda Viyana’ya yerleşen, gurbetçi diye adlandırılan ailelerden birinin ikinci çocuğu olarak 1975’te Viyana’da dünyaya geldim. Yani anaokulundan başlayıp akademik eğitime varana kadar yaşamı Viyana’da şekillenen ilk kuşaktanım. Şimdi 1905’te kurulan Viyana Prainer Konservatuarı’nda Jazz ve Dünya Müziği bölüm başkanıyım, 2017 Mart ayında da Urla’da UMAK Uluslararası Müzik Akademisi’ni kurdum.

 

– Viyana kültürünü ülkemize taşımanız çok güzel, bunun en önemli sebebi nedir?

 

– Viyana’da gözlerimi dünyaya açmanın üzerimde büyük etkisi vardır. Ama her yaz ailemle  Türkiye’ye gelip burada kalırdık. Kış aylarını Türkiye’de geçecek yazın planlarını yaparak geçirirdim. Ben Viyana’da doğup büyüdüm ama aynı zamanda Türkiyeli oldum. Bu sayede her iki kültürü yaşama, birbiriyle karşılaştırma ve bulduğum güzellikleri harmanlama şansı buldum. Kendi yolumu bu harmanlamayla çizmeye çalıştım. Uzun yıllardır bu ikili farkındalığı zenginliğe çevirme, her iki kültürde de kendimce bulduğum eksiklikleri veya harmanlamaya açık alanları ortaya koyma ve dünya kültürüne katma çabası içerisindeyim. Başarılı olduğum alanlar var ve şimdi UMAK’la bu başarıyı, bağımı koparmadığım Türkiye’ye taşımaya çalışıyorum. Burada salt müzikten bahsetmiyorum. Bir yandan Viyana’daki zengin kültür ve sanat mirasını Türkiye’ye taşımayı, öbür yandan Anadolu’nun, hatta geniş Mezopotamya coğrafyasının mirasını Viyana’ya taşımayı anlatıyorum. Beni şekillendiren bu iki mirasın aktarımını ve etkileşimini, hem kendimi en iyi anlatabildiğim yer olarak görüyorum, hem de bu şekilde evrensel bir harmana ulaşabileceğine inanıyorum.

– Neden İzmir’i, özellikle de Urla’yı tercih ettiniz?

 

– Büyük kentler, yani iş veya bürokrasinin merkezi olarak popülasyonun yoğunlaştığı alanlar, ister istemez kültür ve sanatın da merkezi haline geliyor. Bir merkez olarak sanatçıyı çekiyor ama gürültüsüyle, girdabıyla sanatın ihtiyaç duyduğu ’es’leri, sessizliği, sanatçıdan çalıyor. Benim müzikte çok önem verdiğim şey stres faktöründen uzak durmak, o es’leri yakalayabilmek. Bu sebeple büyük kente yakın ama konsantrasyonun sağlanabileceği, doğası ve havası sanatsal aktiviteye uygun, kültür-sanat açısından da gelişmiş veya gelişmeye açık bir yer aradım. Önce İzmir çevresine karar verdim, İzmir’de gidip gelmelerle 4 yıl süren araştırmanın ardından da Urla’yı seçtim. Urla’da tüm bu özellikleri bir arada buldum, çalışmalarımı hayata geçirebileceğimi gördüm. Büyük şehirlerin stresli koşuşturmacasından uzak ama ulaşımı rahat bir ilçemiz.

 

– UMAK’ta nasıl bir eğitim veriliyor?

 

– UMAK eğitimi ikiye ayrılıyor. Birincisi konservatuvar eğitimi, ikincisi Milli Eğitim Bakanlığı sertifikası alabildiğiniz kurslar… Yani akademik eğitim ve halka açık eğitim. Konservatuvar için öncelikle şunu belirteyim, UMAK, Viyana Prayner Konservatuvarı’nın müfredatına göre eğitim planı oluşturdu. Ama aynı zamanda değişik kültürlerin müzikaliteye farklı yaklaşım tarzlarını ve enstrüman tercihlerini göz önünde bulunduruyor. UMAK bu müzik formlarını anlatabilmek için genişletilmiş müzik teorisini dikkate alır. Müzikal bakış açılarından ve sanatsal çalışmalardan oluşan çok geniş bir yelpazede pratik bilginin yanında yüksek öğrenimi geliştirip iyileştirir. İnsanı diplomadan diplomaya koşturmaktansa eğitimin içeriğini doldurup bu içeriği öğrencilerin taşıyacağı forma getiren bir eğitim biçimi hedefler.

 

UMAK öğrencisi 4 yıl süren eğitimi süresince aynı zamanda Viyana Prayner Konservatuvarı öğrencisidir ve eğitimini tamamladığında Viyana’dan caz ya da klasik müzik alanında virtüözlük diploması alır. UMAK öğrencileri birinci yıllarını Türkiye’de okuyup kalan eğitimi yurtdışında tamamlama şansına da sahip.

 

– Konservatuvarda hedef kitleniz kimler?

 

– Müziğe ve sanata evrensel bakan ve dünyanın başkenti Viyana’da eğitim almak isteyen tüm yetenekli insanlar.

 

– Bu şanslı öğrencileri nasıl bir gelecek bekliyor?

 

– Bu konuda kendimi örnek gösterebilirim. Ben de Prayner Konservatuvarı mezunuyum. Söyleşi boyunca anlatmaya çalıştığım sanatsal bakış açısı ve çeşitliliği yakalamak dışında söylenmesi gereken şudur: Elinizdeki diplomayla gittiğiniz her ülkede kabul görüyorsunuz. Dünyaca tanınan bir diploma sahibi oluyorsunuz. Bu, bana da öürencilerime de müzikal anlamda ciddi bir artı olmuştur.

 

– Peki halka açık eğitim dediğiniz, MEB sertifikalı kurslarda çerçeveniz nedir?

 

– Müziği bir meslek olarak icra etmek isteyen insanlar var, bir de müziği seven insanlar var. Müzik hayatın parçası; kişisel gelişimin, çocukların zihinsel gelişiminin parçası, bir dinlenme veya kendini yeniden bulma aracı. Biz hayatın içindeki müziği ortaya koymak, onunla uğraşmak isteyen insanların, İzmir ve özellikle Urla’daki insanların da UMAK’ın parçası olmasını, UMAK’ın profesyonelliğinden faydalanmasını istiyoruz. Bu nedenle, akademik eğitimin dışında, dileyen herkesin katılabileceği MEB sertifikalı kurslarımız var. Piyano, gitar, keman, viyola, viyolonsel, bağlama, yan flüt, klarinet, saksofon, trompet, ney, ud, kanun, şan eğitimi, koro eğitimi, solfej-dikte, armoni, jazz-yorum, üslup, perküsyon ve ateri kurslarımız doğrudan müzikle ilgili kurslar. Ayrıca diksiyon, drama-yazarlık, yoga, şiir-edebiyat ve felsefe gibi alanlarda seminer ve kurslarımız var.

 

Ama şunu da belirtmeliyim, kurslara düzenli biçimde devam eden, alanında uzmanlaşmak isteyen insanların 4 yıl sonunda MEB sertifikası almasına da olanak sunuyoruz. Böylelikle kursiyerlerimizin de Türkiye’de bulundukları alanda çalışma şansları oluşuyor.

 

– UMAK’ta hangi bölümler üzerine yoğunlaşacaksınız?

 

– Caz, klasik ve dünya müziği üç temel alanımız. Ama bu tarzların popüler biçimleri, yani en geniş anlamıyla popüler müzik, çoğu müzisyenin müzikal yaşamını sürdürebilmesi için açısından bir zorunluluk. Bu alanlarda yoğunlaşırken öğrencilerimizi dünya koşullarına hazırlamayı temel görevimiz olarak görüyoruz.

 

– Daha sonraki hedefleriniz nedir?

 

– UMAK uluslararası akademik eğitimini şu an Avusturya, Slovakya ve Türkiye’de veriyor. Sanatsal ağımızı genişletmek, yeni yeni ülkelerin de zenginliklerini harmanlayacak bir eğitim biçimi oluşturmak ve bunu dünya mirasına katmak temel hedefimiz. Dünyayı ve müzikal yelpazesini düşününce önümüzdeki yol uzun… Bu yol, yol arkadaşları edinmeden katedilmez, UMAK’la bir diğer hedefim de bu yol arkadaşlarını bulmak, bir araya getirmek…

 

– Urlaya ve İzmir’e başka ne gibi katkılar sağlamayı düşünüyorsunuz?

 

– Urla Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek ve Belediye Başkanı Sibel Uyar ile görüşmelerimizin ardından birçok hedef belirledik. Urla’nın Türkiye’nin sanat merkezi haline gelmesi ve bu alanda dünyaca örnek olabilecek faaliyetlere destek olabilmek için birlikte çalışacağız.

 

 

E-BROŞÜR

UMAK

UMAK Uluslararası Müzik Akademisi, müzikle ve sanatla başlangıç seviyesinden akademik eğitime kadar her düzeyde ilgilenen tüm yaş gruplarından bireylere seçkin akademisyen kadrosuyla eğitim vermek üzere kuruldu.